Neden Ücretsiz Motosiklet Eğitim Projesi

Trafikte Umursamadığın Motosikletli Tanıdığın Bir İnsanın, Kardeşi, Oğlu, Babası, Eşi Olabilir.

Neden Ücretsiz Motosiklet Eğitim Projesi

Bu proje, motosiklet kaynaklı trafik kazalarında yaşanan Ölüm / Yaralamalı vak’aların en aza inebilmesine katkı sağlamak amacıyla Tamamen Gönüllülük Esasına Dayalı Hizmet Veren Motosikletleri Fark Edin Derneği (MOFED ) Tarafından 81 il’de Uygulamaya Konulmuş bir projedir.

Proje kapsamında Katılımcılardan asla ücret talep edilmemektedir.

BAŞLANGIÇ EĞİTİMİ

Başlangıç Eğitimi, teorik eğitim, YSRS, yani güvenli sürüş bilimi sunumu ile başlar.
Durumun algılanması, karar verilmesi ve harekete geçilmesi gibi sürüş sırasında dikkat edilmesi gereken eylemleri vurgular. Motosiklet dünyasına doğru ve bilinçli bir başlangıç yapmak isteyen kullanıcı adaylarına yönelik vitesli araçlar ile yapılan temel seviye eğitimidir.

                 

7 Saat     Kendi Aracı  Ücretsiz  Kayıt Ol

HAKİMİYET EĞİTİMİ

Hakimiyet Eğitimi, teorik eğitim, YSRS, yani güvenli sürüş bilimi sunumu ile başlar.

Durumun algılanması, karar verilmesi ve harekete geçilmesi gibi sürüş sırasında dikkat edilmesi gereken eylemleri vurgular. En az 1.500 km vitesli Motosiklet tecrübesi olan sürücülere yönelik geliştirici bir eğitimdir. Eğitim sırasında katılımcının seviyesine bağlı olarak kişinin alacağı eğitim eğitmenler tarafından revize edebilir.

                 

7 Saat     Kendi Aracı  Ücretsiz  Kayıt Ol

İLERİ SÜRÜŞ TEKNİĞİ EĞİTİMİ

Seviye 3 “İleri Seviye Sürüş Geliştirme Programı” Eğitimi; teorik eğitim, YSRS, yani güvenli sürüş bilimi sunumu ile başlar.
 
Durumun algılanması, karar verilmesi ve harekete geçilmesi gibi sürüş sırasında dikkat edilmesi gereken eylemleri vurgular. En az 3.000 km vitesli motosiklet tecrübesi olan 250 cc ve üzeri vitesli motosiklet kullanıcılarına daha doğru, güvenli, faydalı ve eğlenceli sürüş becerileri kazandırmaya yönelik bir eğitimdir. Seviye 3 “İleri Seviye Sürüş Geliştirme Programı” eğitimine katılımcılarımızın kendi motosikletleri de katılabilirler. 

                 

7 Saat     Kendi Aracı  Ücretsiz  Kayıt Ol

Geri dönüşünlerinizi önemsiyoruz;

8 cevap

  1. admin dedi ki:

    yaklaşık bir ay kadar önce merak saldığım motosikletin sihirli dünyasına girebilmek için a2 sınıfı ehliyet almaya karar verince yüzleştiğim bir gerçek.
    sürücü kursunu arıyorsunuz, a2 ehliyeti almak istiyorum diye, ilk sordukları soru motosiklet kullanmayı biliyor musunuz oluyor. arkadaş, motosiklet kullanmayı bilsem seninle ne işim var. sürücü kursunun görevi, ehliyet için gerekli eğitimi vermesi değil midir? ola ki, motosiklet eğitimi verecek eğitmenin yoktur, o zaman a2 ehliyet için neden kayıt alıyorsun?
    zaten sürüş eğitimi verenlerin de doğru düzgün eğitim vermediklerini duyuyoruz sağdan soldan.
    01.14.20199 11:46 sabraccadabra

  2. admin dedi ki:

    bu pazar ehliyet sınavım var, sınavdan 1 saat önce bi okulun bahçesinde kursun hocası tarafından, motosiklet kullanmayı öğrenip ardından sınava girip sonra da trafiğe çıkıcam. bunu yabancı birine söyleseniz inanamaz, kanı donar. belki ben birine vurucam trafikte ya da biri beni ezecek. işte böyle boktan bi uygulama. neden eğitim vermiyorsunuz diye sorunca “öğretirken çok kaza oluyor” yanıtını aldım.

    ehliyetten sonra adam gibi eğitim almadan ayağımı sürmem motora, kimseye de tavsiye etmem. bir şeyi götürebilmek ayrı, kullanmak ayrı, hakim olmak apayrı şeyler.

    kurs hocaları ile görüşmeye gittiğimde motorunla mı geldin sorusuna “önce motor alıp trafiğe çıkıp sonra ehliyeti alacak biri değilim” cevabını koyduğum iyi oldu. tabi sonra “ya tabi en doğrusu o bik bik” geri vitesler vs vs.
    n8

  3. admin dedi ki:

    türkiye de ne yazık ki bu işi yapan bir kaç öğretmenden biriydim… kimse yapmaz veya yapmaya cesaret edemez bu eğitime. ama biz yapıyorduk ve sayemizde bulunduğum bölgenin bayanları artık rahatlıkla vites li motor kullanıyordu. keşke bütün sürücü kursları birleşip elini taşın altına koysa…
    slmnbrcnm

  4. admin dedi ki:

    ileri sürüş eğitimi diye bir şey olduğunu hatırlatan gerçek. kurslar maalesef bu konuda yetersizler; kendiniz öğrenmek veya ders almak durumundasınız.
    vincenzo scaletta

  5. admin dedi ki:

    motosiklet kullanmayı öğrenmek için ehliyet kursuna yazılmıştım. yazılırken merak etme gerekli olan her şeyi öğreteceğiz vs denilince * karşımdaki insanın sözüne itibar ettim, kandım. neyse yeniden sınava girdim, yazılıyı geçtik. bir süre sonra direksiyon sınavının ocak’ta olacağı söylendi.

    bu aşamadan sonra benim için sıkıntılı süreç başladı. sürekli aradım direksiyon dersleri ne zaman olacak diye ama net bir yanıt yok. sınava bir hafta kala isyan ettim sonunda dedim nasıl bu kadar sürede motosiklet kullanmayı öğreneceğiz diye. verilen cevap “biz size sıfırdan motosiklet kullanmayı öğretemeyiz, bir arkadaşınızdan alın bir süre kullanın öğrenin” oldu. düşünebiliyor musunuz kuruluş amacı araç kullanmayı öğretmek ve trafiğe kurallara uyan sürücü yetiştirmek olan sürücü kursu, bana araç kullanmayı öğretemeyeceğini söyleyip ehliyetsiz araç kullanmamı tavsiye ediyor.

    neyse sınava 5 gün kala pazartesi öğlen ilk dersin olacağı söylendi. derse gittim, 100 metre büyüklüğünde trafik olmayan bir alanda dubalarla eğitim yaptılar. ikinci ders de çarşamba öğlen oldu. ona da gittik aynı eğitim verildi. perşembe akşamı arayıp cuma öğlen(sınavdan bir gün önce) yine ders olacağı söylendi. çalışıyoruz haliyle, çalıştığım yerden mesai saatlerinde sürekli çıkıyor olmam sorun oluyor diye bu sefer gidemedim. trafik içinde herhangi bir eğitim vermediler, sebebi birkaç hafta önce birisi direksiyon dersinde kaza yapıp ölmüş, o nedenle yine bir şey olur diye korkuyorlarmış.

    evet sevgili dostlar, sürücü kursu 1 kere bile işleyen bir trafiğe çıkarmadan, sınav yapılan parkuru bir kere bile motosikletle dolaştırmadan beni sınava soktu. sınavın ilk aşaması olan dubalarla olan kısmı eğitimini aldığım için sorunsuz ve sıfır hatayla geçtim. ikinci kısım olan yaklaşık yarım saat trafikte araç kullanmada ise, hiçbir tecrübem olmadığı için bir anda hayvan gibi işleyen trafiğe girince hata yaptım böylece ilk direksiyon sınavımdan kaldım. dalga geçer gibi bir de heyecan yaptın demezler mi ? sınavdan kalmak sorun değil, çok büyük bir kazaya sebep olup ölebilir, veya öldürebilirdim de verilmesi gereken ama verilmeyen eğitim nedeniyle.

    buradan motosiklet eğitimi için ehliyet kursuna gideceklere iki tavsiyem var:

    1- ehliyet kursuna vereceğiniz parayı asla peşin vermeyin.
    2- ehliyet kursunda motosiklet kullanmayı öğreneceğinizi düşünmeyin(çoğu böyleymiş çünkü, iyi olanları tenzih ederim)
    iste premier lig bu

  6. admin dedi ki:

    bu ülke de insanların motosiklet gibi çok ciddi kullanılması gereken bir taşıtı işin ehli olmayan kişilerden yarım yamalak öğrenmesine sebep olur. işin özü çok ciddi sıkıntıdır ama sesinizi kim duyacak tabii.
    not: her şehirde, ilçe de ileri sürüş eğitim imkanı yok bu ülke de.
    mysticwarrior

  7. admin dedi ki:

    ehliyet kursunda hoca diye geçinen adamların motosiklet kullanmayı bilmemesinden de kaynaklı olan yurdum vurdumduymazlığı.

    a2 ehliyetimi b’den çok zaman sonra aldım. 10 sene önce b için kursa gittiğimde ise önce bir simulasyona oturttular. “ohooo sen biliyorsun ya direksiyona gelme” dediler. peder bey de yanımda olduğundan sizin yapacağınız işi sikeyim kısmını içimden söylemek zorunda kaldım. velhasıl, ben orada bir kere bile araç direksiyonuna oturmadan sınava girdim. sınavda da tongaya bastırmak için olmayacak yerlerde, yok; “şuraya geç”, yok; “şurada dur” dediler. dediklerinin hiçbirini yapmadım. zira çok küçük yaşlardan itibaren babamla ikimizin de otolara olan merakı sonucu trafik adabı nedir, araç hangi durumda ne tepki verir sürekli konuştuğumuz için onların verdiği sikindirik eğitime de görüşlere de ihtiyaç duymamış; sınav esnasındaki tuzaklarına da düşmemiştim.

    sıra a2’yi almaya gelince bu sefer muğla’da yerel medya grubu da olan bir sürücü kursuna yazıldım. adını da vereyim hatta ki gitmeyin onlara şah sürücü kursu diye bir yer. şöyle öğreteceğiz böyle öğreteceğiz derken sınav günü geldi çattı. ben ise hiç bir şey bilmiyorum, daha önce götüm sele yüzü görmemiş o derece. sadece küçükken babamın çalıştığı şirketin ofisboylarının kullandığı motorlara artçı olarak binmişim o kadar. neyse sınavdan bir gün önce bunlar beni aradı “yarın sınavınız var”. dedim ben hiç motor kullanmadım; nedir, ne değildir bilmiyorum. “siz sınava gelin geçersiniz bişi olmaz” dediler. akşam ben oturdum internetten araştırıyorum bari birşeyler okuyayım da belki bir faydası dokunur düşüncesi ile. sabah oldu gittik sınava verdiler bir tane cg.

    -araba kullanmayı biliyor musun?
    +evet
    -bisiklet kullanmayı biliyor musun?
    +evet
    -heh tamam o zaman bak bu debriyaj bu fren bu vites bu da gaz şimdi şu dubaların arasından geç şu standın üstünde de düz git tamamdır. yalnız bak motorlarda ön fren kullanılmaz arkayı kullanacaksın.

    dediği anda ben bir bakış attım. içimden şunlar geçiyor; lan andaval ben hiç motosiklet kullanmamışım ben bile biliyorum motosiklette ön fren esastır. sen nasıl bir hocasın? bu ne biçim sürücü kursu? bu nasıl ülke?

    neyse efendim kukaların arasından geçtik geldim tam park edecektim ki bağırıyorlar

    – durma durma dubaları geçtin trafiğe çıkıcaz.

    aha dedim şimdi sıçtık elim ne debriyaja alışık, ne gaza, ışıklara yakalanırsak yahut yola çıkarken araba gelirse bittim derken parkurdan anayola çıktım ama nasıl etrafı kontrol ediyorum hem korkumdan hem de lan şu salaklara etrafımı kontrol ettiğimi göstereyim, omuz üstü kontrol yapayım düşüncesinden. neyse efendim şehirler arası bir yola çıktık biz. muğlaya gelenler bilir otogar şehir ile şehirler arası yolun arasındadır sınav yeri de oralarda, biz şehirler arası yola doğru döndük. ikinci kavşakta haliyle araçlar hızlı geliyor, ben iyice yavaşladım gelen var mı diye henüz kavşağa yanaşmadan öylece uzaktan uzaktan kesiyorum şansıma gelen yoktu çıktım yola. fiti fiti gidiyorum. o yola çıktığım andaki zevki ben hayatımın hiçbir anında yaşamadım; hani nazımın bugün pazar şiiri varya aynı onun gibiyim bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım, motosiklet yol ve ben bahtiyarım. deseler ki ilk seks yaptığındaki zevk mi ilk motosiklet sürdüğündeki zevk mi diye bütün olumsuzluklarına rağmen, bütün bu gerizekalı hoca müsvettelerine, kurs artıklarına, insana değer vermeyen ülkeye rağmen ilk motosiklet sürüşündeki zevk derim.

    tabi ki bu zevk uzun sürmeyecekti. şehre geri döneceğimiz kavşak dik bir yokuşta konumlanıyor. işin aksi kırmızı yanıyor yavaşladım belki yeşil yanar da yokuşta durmak zorunda kalmam diye tahmin ettiğim gibi de oldu ben ışıklara çok yaklaşmadan yavaşlamamın sayesinde yeşil yandı ve yoluma devam ettim. bu sefer yokuş aşağı bir ışık yine kırmızı yanıyor ama bu sefer rahatım kalkarken gaz vermeme bile gerek yok hafiften çevirsem kafi, yeter ki debriyajı tatlı tatlı bırakayım. derin bir nefes aldım ve aklımdan geçenleri yapmaya çalışıyorum. oldu da nitekim. varacağımız yere vardık döndük geldik başlangıç noktasına. hoca araçtan geldi gevrek gevrek gülüyor.

    -hani motor kullanmayı bilmiyordun?
    +(içses imana gelip la havle çeker.) sonuçlar ne zaman açıklanır?
    -birkaç güne açıklanır ama sen geçtin tamamdır der.

    bir rahatlama bir heyecan. şehirler arası yolda iken alınan zevkin akla gelmesi o gevrek gevrek gülüşlerimin gözümde canlanması. rüzgarın heyecanı. bir yandan da tek parça olduğuna sevinmek öte yandan kursa küfretmek.

    ben şanslı olanlardanım neden mi çünkü türkiye’de bir iki tane kursun dışında hiçbir yerde eğitim verilmiyor verilse dahi bu örnekteki dangalak hocalar gibi yok; “ön fren kullanılmaz”, yok; “başını önünden ayırma düşersin” gibi salakça tavsiyeler… lan başını çevirmeden nasıl döneceksin?

    ehliyeti almak mesele değil de bu eğitimsizlikle bu kursların vurdumduymazlığı ile bu zamana kadar nasıl hayatta kaldım biliyor musunuz? birincisi 8-9 yaşımdan itibaren babamın kesinlikle trafiğe kapalı alanda yahut hiç bir arabanın olmadığı köy yollarında küçük antremanları ve yolda giderken trafik hakkında sürekli bilgi vermesi, “bak şu taksici şimdi önümüze kıracak” “bak şu tır dönerken yanındaki arabayı görmeyecek” demesi sayesinde benim ona sürekli baba bu ses nerden geliyor diye sormam sayesinde ve tabi ki altın elbiseli adamın inanılmaz özveri ile hazırladığı videolar sayesindedir.
    devamını okuyayım…
    morrissey

  8. Bekir Çınar dedi ki:

    Bir arkadaş önerdi üye oldum takip etmeye çalışıyorum genelde faydalanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ücretsiz Motosiklet Ambulans